o gidince,

onunkilerle beraber, benim de ciğerlerim söndü.

nefes alamıyorum.

2 notes
ah,.

ah,.

(Source: rapsokaktasiyah)

"düşünmek" ve "acı çekmek" yaşamanın hamurunda var.

o zaman ben de seni düşünüp acı çekebilirim,
bu çok normal.

11 notes
gün dönende, dönence.
3 notes
uzun oturalım,

kısa konuşalım.

17 notes
sadece “yaşamıyoruz” esasen,

tarih yazıyoruz.

kendi tarihimizi.

1 note
ah “benim dünyam”„

esasen nasıl da güzelsin..

1 note
boşa geçirilen vakitler ömürden gitmiyor diymi?

onun ayrı bir kotası filan vardır kesin.

diymi?

5 notes
sarılıp yatmak mümkün değil bende, senden kalan hayâle.

halbuki sen orda, şehrimde gerçekten varsın etinle kemiğinle..
ve balından mahrum edildiğim kırmızı ağzın, kocaman gözlerin gerçekten var..
ve âsi bir su gibi teslim oluşun ve beyazlığın ki dokunamıyorum bile.

10 notes
babam 7 yaşındayken babası ölmüş.

annesi de kısa bir süre sonra başka bir adamla evlenip onun yanına taşınmış. bir gün okuldan evine geldiğinde kapıyı kapalı bulmuş babam. camdan tırmanıp eşyalarını almış ve yuva diyebileceği tek yerden böylece sürülmüş.

hayatı yurtlarda ya da amcalarının yanında geçmiş. aile nedir bilmemiş pek. kimsenin evladı olmamış. ama ablama ve bana muhteşem bir baba olmuştu, yattığı yerde dinlensin…

1.75 boyunda 56 kilo bir adamdı, mide geliştirememiş ki zavallı, çabucak doyardı. yine de, evimizin bir geleneği olarak, yemeğin en güzel yerleri ablama ve bana verilirken şaka yollu şöyle derdi:

"biz küçükken yemeğin iyi tarafı büyüklere verilirdi. biz büyüdük, şimdi de çocuklara veriliyor. şu yemeğin iyi tarafından yemek nasip olmayacak bu gidişle."

39 notes